Kilo Vermede Gizli Düşman

Bir sabah uyandınız. Güne zayıflama konusunda çok kararlı bir şekilde başladınız. Diyet reçetenize uyarak kahvaltınızı yaptınız. Hatta öğlen de iyi geçti, öğle yemeğini de yediniz. Ancak saat dörtten sonra mideniz hafiften kazınmaya başladı.

Biraz meyve yiyerek açlığınızı bastırdınız. Sıra akşam yemeğine gelince işler kontrolden çıktı. Ne kadar yeseniz de bir türlü doyamıyorsunuz. Yemeğin ardından tatlı bile yemeniz gerekti. Bundan sonrası ise suçluluk duygusu! Asla kilo veremeyeceğiniz düşünüp böylesine iradesiz oluşunuza üzülürsünüz.

kilo vermenin gizli düşmanı

Suçlu Sadece Siz Değilsiniz

Asla kilo veremeyeceğini düşünmenin sonu depresyona kadar gidiyor. Bunun kaderimiz olduğuna inanmaya başlıyoruz. Ama suçlu olan sadece siz değilsiniz. İnsülin hormonunuz da sizin kadar kabahatli. Tıkınırcasına yemeler, aç kalınca baş ağrısı çekmek, yorgunluk, terleme huzursuzluk, diyet yapamama gibi şikayetleriniz varsa kan şekeriniz düşüyor demektir.

Makarna, pirinç, ekmek, meyve, baklava gibi karbonhidrat içeren besinleri yedikten sonra pankreastan aşırı insülin salınımı başlıyor. Yemekten iki ile dört saat sonra kan şekeri düşmesi “Reaktif hipoglisemi” adını alıyor. Ve bu çağın yeni hastalığı, çünkü pek çok kişi yaşıyor. Her yüz şikayetin sekizine bu tanı konuyor. Psikolojik olduğu bile düşünülüyor. Bu sorunu olan kişiler özellikle çok hızlı kilo alıyorlar ve kilo vermekte de çok zorlanıyorlar. Şimdiye kadar neden olduğu tam olarak tespit edilememiş. Sonuç obeziteye kadar gidebiliyor.

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır..
Yorum Yap